HZ. MUHAMMED’İN TEK REHBERİ KURAN’DI

Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka ilah yoktur. Ve müşriklerden yüz çevir. (Enam Suresi, 106)

Allah Peygamberimiz Hz. Muhammed'i seçmiş ve O'na, hükmü kıyamete kadar geçerli olan Kuran'ı vahyetmiştir. Hz. Muhammed (sav)'den sonra bir peygamber gönderilmeyeceği de yine Kuran'da bildirilmiştir.

Peygamber Efendimiz Kuran'a uymuş, insanlara da Kuran okumalarını ve yalnızca Kuran'ın hükümlerini esas almalarını öğütlemiştir. Ayetlerde şu şekilde bildirilir:
De ki: "Size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. Ben, bana vahyedilenden başkasına uymam." De ki: "Kör olanla, gören bir olur mu? Yine de düşünmeyecek misiniz?" (Enam Suresi, 50)

Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır. (Yunus Suresi, 109)

Peygamber Efendimiz sahabelerine de Kuran okumalarını ve Kuran dışında hüküm getirmemelerini öğütlemiştir:

Sana Allah'tan korkmanı tavsiye ederim. Zira o korku bütün işlerin zinetidir. Sana Kuran okumanı, Allah'ı zikretmeni tavsiye ederim. Zira o, senin semada anılmana sebeptir. Yeryüzünde ise senin için nurdur. (Hz. Ebu Zer r.a.) (Ramuz El- Hadis, Ahmed Ziyaüddin, Gümüşhanevi, 1. Cilt, s. 157, 4. madde)

İnsanlara ne oluyor ki, Allah'ın kitabında olmayan şartları koşarlar. Cenab-ı Hakk'ın kitabında olmayan şart, yüz de olsa batıldır. Allah'ın hükmü uyulmaya daha layık, şartı ise daha sağlamdır. Hak, Azad edenindir. (Hz. Aişe r.a. / Ramuz El- Ehadis 1. Cilt, sayfa 82, no. 11)

Kuran'ı taşıyan İslam'ın bayrağını taşıyan gibidir. Kim ona ikram ederse Allah'a ikram etmiş olur. Kim de onlara ihanet ederse, Aziz ve Celil olan Allah'ın laneti o kimse üzerine olsun. (Hz. Ebu Umame r.a. / Ramuz El-Ehadis 1. Cilt, s. 272, no. 10)


Hadis-i şeriflerden de anlaşılacağı üzere, Peygamberimiz (sav) müminleri bir işi yapmaktan menederken ya da onların herhangi bir şey yapmalarını isterken kendisine yalnızca Kuran'ı rehber edinmiştir. Onun her sözü Kuran kaynaklıdır. Nitekim Peygamberimiz (sav) için ayette, "... Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir." (Araf Suresi, 203) şeklinde buyrulmaktadır. Örneğin kavmi, kadınlar konusunda Peygamberimiz (sav)'in bir hüküm vermesini istemiştir. Buna karşılık ayette, "Onlara ilişkin fetvayı size Allah veriyor..." (Nisa Suresi, 127) şeklinde cevap verilmektedir. Aynı şekilde kendisinden mirasa ilişkin bir hüküm istendiğinde, "Allah, 'çocuksuz ve babasız olanın (kelale'nin)' mirasına ilişkin hükmü açıklar... Allah, -şaşırıp sapmayasınız diye- açıklar. Allah, herşeyi bilendir." (Nisa Suresi, 176) ayeti haber verilmektedir. Bir başka Kuran ayetinde ise kendisine "Bundan başka bir Kuran getir veya onu değiştir." diyenlere Hz. Muhammed (sav)'in şöyle söylemesi bildirilir:
Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım. (Yunus Suresi, 15)

Dolayısıyla Resulullah (sav)'in sünneti, Kuran'ın hayata geçirilmiş şekli, uygulamasıdır. Allah bu nedenle Peygamberimiz (sav)'e itaati imanın bir şartı olarak bildirmiştir. Allah bir ayetinde peygambere itaat edenin gerçekte Allah'a itaat ettiğini buyurur. (Nisa Suresi, 80) Peygamberimiz (sav)'in söylediklerini yerine getiren, onun sünnetine uyan bir insan, Kuran'ın hükümlerini de uyguluyor demektir. Çünkü Peygamber Efendimizin her tavrı, her kararı ve her konuşması Kuran iledir. Peygamberimiz (sav)bir hadis-i şeriflerinde de şöyle buyurmuştur:

Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana isyan eden de Allah'a isyan etmiş olur. Emire itaat eden Bana itaat etmiş, emire isyan eden de Bana isyan etmiş demektir. (Ramuz El-Hadis, Hz. Ebu Hureyre r.a., 2. Cilt, s.405, 5. madde)

Peygamberimiz (sav), Kuran'da da bildirildiği gibi, yüksek ahlak sahibi, müminlerin sıkıntıya düşmesi gücüne giden, onlara pek düşkün, şefkatli ve esirgeyici olan (Tevbe Suresi, 128), insanlara iyiliği emreden ve onları kötülüklerden men eden, onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiren (Araf Suresi, 157), insanlara Allah'tan bir lütuf olan, onları sapkınlıklardan arındıran, onlara Kitabı ve hikmeti öğreten kutlu bir insandır. (Al-i İmran Suresi, 164)

Bir kişinin Allah'ın razı olduğu gerçek bir Müslüman olabilmesi için Kuran'ın hükümlerine uyması, Hz. Muhammed (sav)'in sünnetini anlayarak kabul etmesi ve bu hükümleri yaşamının her anında dikkatle uygulaması gerekir. Allah, Peygamberimiz (sav)'in yaşamını Kuran ayetlerinde detaylı olarak açıklamıştır. Bu nedenle de Peygamberimiz (sav)'in hayatını incelemek, O'nun üstün ahlakını anlayarak örnek almak her Müslümanın hedefi olmalıdır. Allah Kuran'da peygamberlerin iman edenler için en güzel örnek olduklarını şöyle açıklar:

Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır. (Ahzab Suresi, 21)